Ahsermen sendromu
Herhangi bir nedenle rahim iç kısmında meydana gelen yapışıklıklar
intrauterin sineşi olarak adlandırılırlar. Hastalık, tabloyu ilk kez 1948
yılında "travmatik amenore" ismiyle tanımlayan Dr. Joseph G. Asherman'ın
anısına ithafen Asherman Sendromu da olarak adlandırılmaktadır.
NEDEN OLUR?
Asherman sendromu gelişmiş ülkelerde çok sık karşılaşılan bir problem
değildir. Bu ülkelerde sendroma yol açan en önemli faktör rahim içine
uygulanan cerrahi girişimlerdir. Bu girişimlerden en sık uygulanan ise
gebelik sonlandırılması yani kürtajdır. Özellikle işlem sırasında bir
enfeksiyon varsa, kürtaj sonrası enfeksiyon ortaya çıkarsa ya da içeride
parça kalırsa rahim içinde nedbe dokusu oluşma ve yapışıklık meydana gelme
riski artar. Özensiz ve eski tekniklere göre uygulanan işlemler de
endometrium tabakasının derinliklerine zarar vererek yapışıklık olma riskini
arttırır. Yapılan bir çalışmada içeride parça kalması nedeni ile yeniden
kürtaj yapılmak zorunda kalan kadınlarda Asherman Sendromu görülme oranının
%40'a kadar çıkabileceği gösterilmiştir. Öte yandan myomektomi ve hatta
sezaryen gibi operasyonları takiben de asherman sendromunun geliştiği
bildirilmiştir.
Cerrahi bir girişim olmaksızın da Asherman sendromu gelişebilir. Özellikle
şiddetli pelvik iltihabi hastalığın bu duruma neden olabileceği
gösterilmiştir. Gelişmiş ülkelerde neredeyse hiç görülmeyen ancak ülkemizin
de dahil olduğu gelişmekte olan ya da geri kalmış ülkelerde sıkça
karşılaşılan bir başka neden de tüberküloz yani verem hastalığıdır.
Akciğerlerden kan yolu ile pelvik bölgeye gelen verem enfeksiyonu hem
tüplerde hem de rahim içinde yapışıklıklara neden olabilir. Benzer şekilde
schistosomiasis adı verilen bir parazit enfeksiyonu da nadir görülen diğer
bir nedendir.
BELİRTİLERİ
Daha önceden herhangi bir yakınması olmayan bir kadında aşağıdaki bulguların
kürtaj işleminden sonra ortaya çıkması durumunda Asherman sendromu ilk
planda akla gelmelidir
 |
Adet kanamalarının kesilmesi (amenore) (%42 olguda)
|
 |
Adet kanaması miktarının azalması
|
 |
Kısırlık (%63 olguda)
|
 |
Tekrarlayan düşükler
|
TANI
Yukarıdaki yakınmaların varlığında ve öyküde geçirilmiş kürtaj saptanması
durumunda Asherman sendromundan şüphelenilir. Jinekolojik muayenede herhangi
bir anormal bulguya rastlanmaz. Rutin ultrasonografide endometrium normale
yakın görülebilir ancak rahim içine sıvı verilerek yapılan ultrasonografide
rahim boşluğu içindeki yapışıklıklar görülebilir. Kesin tanı çekilecek olan
bir histerosalpingografi (HSG, rahim filmi) ile konur.
|
|
Asherman sendromunun rahim
filmindeki (sağ) ve sulu
ultrasonografideki (sol) görünümü
|
TEDAVİ
Asherman sendromu kısırlığa ya da adetlerin kesilmesine neden oluyor ise
tedavi edilmelidir. Hastalığın tedavisi cerrahidir ve yapışıklıkların
kesilmesi şeklinde uygulanır. Bu işlem ancak histeroskopik yöntem ile
mümkündür.
|
|
Histeroskopide rahim
içi yapışıklığın görünümü
|
Bazı çok ince ve yüzeysel yapışıklıklar rahim ağzının genişletilmesi
sırasında ya da yapılacak olan ikinci bir kürtajla açılabilir. Ancak bu
tedavi yaklaşımı histeroskopinin olmadığı eski dönemlere ait bir uygulamadır
ve modern jinekoloji ile kısırlık tedavilerinde yeri kalmamıştır.
Skar dokusu yani yapışıklar açıldıktan sonra yeniden oluşmasını engellemek
amacıyla belirli bir süre için spiral ya da balon konularak kavitenin dolu
olması sağlanır. Bu sırada endometrium tabakasının gelişmesi ve tüm rahim
içini kaplaması için hastaya östrojen hormonu verilir.
TEDAVİNİN KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?
Histeroskopik cerrahiye bağlı olarak kanama, rahimde delinme ve pelvik
enfeksiyon görülebilir. Ancak bunlar çok nadir karşılaşılan sorunlardır.
Histeroskopik cerrahi hastanede yatmayı gerektirmeyen hatta bazı durumlarda
muayenehane şartlarında anestezi dahi gerektirmeyen bir cerrahi tekniktir.
Asherman sendromunun en önemli komplikasyonu tedavinin başarısız olması ve
durumun tekrarlamasıdır. Yapışıklıkların açılarak endometriumun bir gebeliği
taşıyacak hale gelebilmesi için birden fazla sefer histeroskopik girişim
gerekebilir ve bu hastaların önemli bir kısmında gebelik için yardımcı üreme
tekniklerine başvurmak gerekli olabilir. Kliniğimizde tüberküloza bağlı
intaruterin sineşi nedeni ile 6 kere histeroskopi ve mikroenjeksiyon
tedavisini takiben sağlıklı bir kız çocuk dünyaya getiren hastamız
mevcuttur.
Yapışıklıkların çok yoğun olduğu ve rahim içindeki boşluğun tamen kapalı
olduğu durumlarda tedavi mümkün olmayabilir.
Yapılan çalışmalarda kürtaja bağlı Asherman sendromu gelişen olgularda
histeroskopi ile sineşi açılmasını takiben gebelik oranının %42, canlı doğum
oranının ise %32 civarında olduğu görülmüştür. Ancak bu olgular plasentanın
rahimin kas tabakasına doğru ilerlemesi olarak tanımlayabileceğimiz placenta
accrata ve buna bağlı doğum sonrası kanama problemleri açısından yüksek risk
altındadırlar.
Benzer şekilde yapışıklıkların histeroskopik olarak açıldığı hastalar hamile
kaldıklarında, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde rahmin kendiliğinde
yırtılması (uterin rüptür) olgularına da rastlandığından bu hastaların
gebelik takipleri özenli şekilde yapılmalı ve rüptür açısıdan uyanık
olunmalıdır.
TEDAVİNİN SONUÇLARI NASILDIR?
Histeroskopik sineşi açılması sonrası başarı şansının önceden kestirilmesi
neredeyse olanaksızdır. Rahimin içini döşeyen endometrium 3 ayrı tabakadan
oluşmuştur. En üstteki tabaka her adet döneminde kalınlaşan ve gebelik
oluşmadığında dökülerek adet kanaması ile birlikte dışarı atılan tabakadır.
En altta bulunan bazalis tabakası ile dökülen endometriumun yeniden
kalınlaşmasını sağlayan bir çeşit rezervuar olarak işlev görür. Bazalis
tabakasının altında ise rahimin kas tabakası olan myometrium bulunur. Eğer
yapışıklıklar bazalis tabakasında durum daha umutludur. Yapışıklıklar
açıldığında var olan bazalis tabakası işlev görmeye başlayacak, östrojen
hormonunun etkisi ile çoğalarak fonksiyonel üst tabakanın oluşmasına olanak
sağlayacaktır. Ancak eğer bazalis tabakası rahim içinde çok az miktarda
kaldıysa ve yapışıklıklar asıl olarak kas dokuları arasındaysa bu durumda
aktif işlevsel bir endometrium tabakasının oluşması çok uzak bir olasılıktır
ve tedavinin başarısız olması daha sık karşılaşılan bir sonuçtur.
Tedavinin başarısını değerledirmek için 1-2 ay sonra rahim filminin yeniden
çekilmesi uygun olur.
Kürtaja bağlı Asherman sendromu gelişen olgularda tedavinin başarılı olma
şansı %60-90 arasındayken tüberküloza bağlı olgularda bu oran çok daha
düşüktür.
|